15.08.2018 - Kocaeli & Firma Rehberi ve Sosyal içerik

Hiçbir Gücün Açamayacağı 5 Garip Kapı

Hiçbir Gücün Açamayacağı 5 Garip Kapı

Tac Mahal Gizli Oda & Kapıları;

 

Tac Mahal Hindistanın Agra Şehrinde dönemin Kralı Şah Cihan’ın büyük aşkı Mümtaz Mahal’in ölümünden sonra inşaa ettirdiği bir yapıdır. Dünyanın en büyük ve en güzel anıtı olarak kabul edilen, geceleri aydan daha parlak görünen Türk-İslam mimarisinin gözbebeği olan bu yer Dünyanın 7 harikasından biridir. Ancak, bu dev yapının sadece geniş binalardan, mimari tasarımlardan ve bahçelerden meydana geldiğini düşünmeyin. Şuan Tac Mahal’in Doğu yakasında bir kapının arkasına gizlenmiş olan 1809 numaralı odadır. 1809 numaralı bu kapının arkasında bir koridor var. Bu koridor sizi yüzlerce odaya çıkaran bir merdivene çıkarıyor. Tac Mahal’ de bunun gibi gizli odalara çıkan birçok kapı var. Ancak bu kapılar tuğla, kireç ve mermerlerle kapatıldı. İnsanlar bu odalara keşfettikçe birçok söylenti yayılarak tüm Dünyaya ulaştı. Tac Mahali ziyaret eden insanlar bu odalar hakkında ilginç teoriler ortaya atmışlardır. Hükümetin ise bu mühürlü odaları neden halka açmadığı bilinmiyor. İddiaya göre bu odaların arkasında bazı korkunç gerçekler yatıyor.

Padmanabhaswamy Tapınağı;

 

 

Binlerce yıldır var olan bu Dünya da sayısız insan yaşadı. Atalarımız olan bu insanlar elde ettikleri bilgileri yeni nesillere aktardılar. Ancak, aktarılan bu bilgilerden bazıları zamanla kayboldu. Belki de kaybolan bu eski bilgilerden biri de Padmanabhaswamy Tapınağı ile ilgilidir. Hindistan da bulunan bu tapınak tüm Dünyada ki en zengin tapınaktır. Çünkü; geçtiğimiz yıllar da tapınağı taşıyan kolonları sağlamlaştırmak için mabedin altına inen ekipler tapınağın altında elmas, altın, gümüş gibi takıların ağzına kadar dolu olduğu beş gizli oda buldular. Bu odalardan dört tanesinin kapısı açıldı. Ancak, son kapı tüm uğraşlara rağmen açılmadı. Hindu rahiplerinin iddiasına göre bu kapı zaman içinde unutulmuş gizli bir ilahi ile mühürlenmiş ve yalnızca bu ilahi söylenerek kapı açılabilir. Son kapı denilen bu yapı iki büyük kobra ile süslenmiş ve aynı şekiller kapının yanında ki sütun boyunca da devam etmekte. İşin ilginç kısımlarından biri kapıda hiçbir somon, civata ya da anahtar deliği bulunmaması. Bazı Hindu rahipleri kapının şeytani özellikler taşıdığını ve ruhsal bir yere açıldığını fakat orada kötü ruhların ve varlıkların olduğunu söylüyorlar. Söyledikleri şeylerin ne kadar gerçekçi olduğu tartışılır, ancak orta da bir gerçek var. Bu kapı hiçbir şekilde açılamıyor.

 

Giza Piramitleri;

 

 

1993 yılında Alman Mühendis Rudof Genting’in Mısır Eski Eserler Müdürlüğü ile Alman Mısır Bilim Heyetinin çağrılısı olarak ekibiyle birlikte Kahiriye geldi. Genç mühendisin amacı çocukluğundan beri büyük ilgi duyduğu Giza Piramitlerini özellikle Büyük Piramit olarak bilinen Khufu Piramidini incelemekti. Bu iş için birde ”Apo Hot” adında olan minik bir robot geliştirildi. Geliştirilen bu robot büyük piramidin Güney geçidine koyuldu ve piramidi keşfetme işlemlerine başlanıldı. Robot piramidin içinde ki dar yolda yaklaşık 59 metre ilerledikten sonrabirden bire durmak zorunda kaldı. Çünkü; bir engelle karşılaşmıştı. Yol üzeri zımparalanmış ve parlatılmış garip bir kapıyla bitiyordu. Kapının üzerinde iki metal çıkıntı vardı. Bir tanesinin metal ucu kırılmış ve yere düşmüştü. Monitörler başında Apo Hot’un yolladığı görüntüleri izleyen Genting, Mısırlı müfettişler ve bütün ekip nefesleri kesilmiş bir şekilde kapıyı izlediler. Apo Hot’un kamerası geçitin bittiği alanı bütünüyle taradı ve kapının sağ alt köşesinde minik bir çatlak olduğunu farketti. Bu çatlak sadece bir kablonun girebileceği kadar geniş bir çatlaktı. Yapılan bu keşif hemen yabancı basına bildirildi. Heyecan dalga dalga büyüyordu. Ancak; yabancı basın açıklama yapmakta oldukça isteksiz davranan mısırlı yetkililer Genting’in bunu yabancı gazetelere duyurmasına çok sinirlendiler. Bu yüzden Alman mühendisin işin çabucak sonlandırdı. Ve piramidin çevresinden uzaklaştırıldı. Büyük bir buluş gerçekleşmişti. Ama bunu yapan adam ödül almak yerine cezalandırılmıştı. İlerleyen yıllardan Genting, Londra ve Pariste zippologlarla bulgularını anlatan birer konferans sundu ve robotun çektiği görüntüleri gösterdi. Çoğu tarihçi ve arkeolog Apho Hot’un tarihin en büyük buluşunu yaptığını söylüyor ve o kapının ardında nelerin bulunduğunu merak ediordu ama Mısırdan hiç ses gelmiyordu. Aradan onlarca yıl geçtikten sonra hala Genting’in bulduğu kapı açılabilmiş değil.

 

İlk Çin İmparatorunun Mozolesi;

 

 

20. yy’ın en büyük arkeolojik keşiflerinden biri Çin de oldu. Mart 1974 te Çinin Şani eyaletinin başkenti yakınlarında ki bir köyde Yang Zhi Fa adında ki bir çiftçi kardeşleriyle birlikte nar ve ayva bahçelerini sulamak için bir kuyu açıyordu. Bunu yaparken küreği kilden yapılma bir heykele çarpmış bunu da Buda heykeli sanmıştı. Ancak; pekte öyle değildi. Çiftçinin karşılaştığı şey 20. yy ın en büyük arkeolojik keşiflerinden biri olacaktı. Tarlanın altında gömülü olan şey Terracotta Ordusuna ait bir toprak askerdi. Bu ordu 2300 yıl önce Çini birleştiren ilk imparator Çin Şı Yang döneminde yapılmıştı. Çin Şı Yang, Çin topraklarında yazıyı, parayı, ağırlık ve ölçü birimlerini standart hale getirmiş, kanallar ve yollar yapmış bir imparatordur. Kuzey sınırlarını akınlardan korumak için Çin Seddinin inşaasını da o başlatmıştır. Toprak askerlerin inşaası ise Çin hükümdarı Çin Şı Yang’ın ölümüyle birlikte gerçekleşmiştir. Çünkü; Çin de çok eski bir geleneğe göre hükümdarı öldüğünde hizmetkarları, savaş malzemeleri, askerleri, özel eşyaları ve hatta eşleriyle birlikte gömülürmüş. Ancak Çin hükümdarı Çin Şı Yang ölüğünde kendisi için kimsenin öldürülmesini istememiştir. Böylece ölümünden sonra kendisine diğer dünyada eşlik edecek ve koruyacak böyle gerçekçi bir ordu yaptırmıştır. Terracotta ordusunda ki kilden askerler bu yüzden çok gerçekçidir. Siperler de dizili olan askerlerin her birinin kendine özgü karakteri vardır.

 

 

Bu bıyıklı yüzlerde 10 farklı tip esas alınmıştır. Ayrıca bu heykeller bir zamanlar kırmızı, mavi, pembe ve sarı renklere sahipti. Ancak bugün renkleri solmuş haldedir. Ellerinde taşıdıkları gerçek silahlar da bugün yok artık. Toprak askerlerin büyük bir bölümü ve hükümdarın mezarı çeşitli kaygılar yüzünden hala açılamamıştır. Arkeologlar ve müze uzmanları ise havayla teması halinde herşeyden onarılmaz bir şekilde bozulacağı inancıyla mezar kapısının açılmasına karşı çıkıyor. Terracotta ordusunu gün yüzüne çıkarmak için yapılan ilk kazılar da heykellerin yüzünde ki vernik 15 saniye havayla teması halinde dökülmeye başlamıştır. Tarihi eserlere zarar verme korkusunun yanı sıra mezarın açılması sırasında tehlikeli maddelere mağruz kalma riski de bu işten uzak durulmasına neden oluyor. Çünkü; MÖ 2. yy da yaşayan tarihçi Sima Çiyan’a göre imparatorun mezarının etrafı civa derileriyle kaplı. Mezar civarında civa oranının yüksek olması ise bu bilgiyi doğruluyor. Yine Çiyan’a göre mezar girişine mekanik oklar yerleştirilmiş, yani mezarı açmaya çalışan biri ya oklar tarafından vurulacak ya da yüksek dozda civaya maruz kalıp ölecek.

Teotihuacan (Yasak Oda);

 

 

Teotihuacan, yani tanrıların kenti. Bir Orta Amerika ülkesi olan Meksika’nın en görkemli antik şehirlerinden bir tanesi MÖ 100 yılında kurulduğu sanılan ve çok sayı da piramit yapı içeren Teotihuacan bir zamanlar 200.000 kişinin yaşadığı bir kent haline gelse de MS 700 de bilinmeyen sebeplerden dolayı terkedildi. Burayı terk eden insanlar arkalarında ne yazılı bir kaynak ne de herhangi birşey bıraktılar. Kentin ana caddesi ölüler yolu denilen ay piramidi, güneş piramidi ve tüy yılan tapınağından oluşur. Bu şehrin kurucularının bile kimler olduğu bilinmiyor.

 

 

Kentte ki yapıların dizilişine kuş bakışı bakarsanız bu yapıların ilginç bir şekilde Orion takım yıldızının yerde ki yansıması olduğunu görürsünüz. Bazı kaynaklar da burada ki yapıların göklerden gelip insan kılığına girerek insanlara uygarlığı öğretmiş ve göklere geri dönmüş varlıklar adına yapıldığı söyleniyor. Göklerden gelen varlıkların ise Orion takım yıldızından geldiği iddia ediliyor. Geçtiğimiz yıllarda bilim insanları bu teoriyi kanıtlar nitelikte bir keşif yaptı. Teotihuacan kentinde ki Tüylü Yılan tapınağının derinliklerin de gizemli küreler bulundu. Bu küreler aynı Marsta ki ve Dünyanın farklı yerlerinde ki kürelere benziyorlar. Sarı renkte olan bu kürelerin ne olduğu ise bilinmiyor. Arkeologlar, burada ki araştırmalarına devam ederken bir zamanlar burada yaşamış olan insanlar tarafından inşaa edilmiş bir tünelle karşılaştılar. Araştırmalar sonucunda tünelin merkezinde ki odaya çok önemli birşey saklanıldığı ortaya çıktı. Ancak, bir sorun vardı. Tünel eski insanlar tarafından yıkılmıştı ve odada ki şey dış dünyadan gizlenmişti.

Bir önceki yazımız olan Makaron Kek (Whoopie Pie) Tarifi başlıklı makalemizde izmit, kocaeli ve Makaron Kek (Whoopie Pie) Tarifi hakkında bilgiler verilmektedir.

Bu İçeriği Değerlendirmek İstermisin
  • “Harika
  • “Mutlu”
  • “Üzgün”
  • “Sinirli”
  • “Yorucu”
  • “Korkulu”
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ